Gebelikte Uçak Yolculuğu

Uçak yolculuğu sağlıklı bir gebe ve onun fetusu için özel bir risk taşımamaktadır. Bununla beraber gebeliğe ciddi anemi, orak hücre anemisi, pıhtılaşma problemleri ya da plasental yetmezlik gibi durumlar eşlik ediyorsa bir takım problemlere yol açabilir. Bu yüzden bu durumları doktorunuzla konuşmanızda fayda vardır. Bazı kadınlar uçak yolcuğu sırasında azalan basınçdan dolayı endişelenebilirler. Uçuş sırasında kabin içi basınç 5000 ile 8000 arasında değişmektedir. Bu basınç düzeyindeki oksijen deniz seviyesine göre daha azdır ancak vücudunuz buna uyum sağlayacaktır. 
 
Uçak yolculuğundaki bir başka sorun ise yüksek irtifadaki güneşin yaydığı elektromanyetik radyasyondur. Gebelikte radyasyona maruz kalmanın etkilerini biliyoruz fakat bu uçuşlar eğer çok sık olmayacaksa bunun bir önemi olmayacaktır. Buna karşılık pilot, hostes, kabin görevlisi gibi mesleği olanlarda radyasyona maruziyet artacak ve tavsiye edilen sınırların üzerine çıkabilecektir. Böyle bir durum yine doktorunuza danışmayı gerektirir. Gebe bir kadının yolculuk yapması için en uygun zaman, ikinci trimestir yani 18 ile 24. hafta arasıdır. Bu dönemde en az düşük ve erken doğum riski vardır. Pek çok doktor erken doğum riski olan gebelerin ve normal gebelerin 36 haftadan sonraki uçak yolculuğunu yasaklar. 
 
Uçağa binecek gebelere bazı tavsiyeler;
- Koridor tarafı veya ara bölümdeki koltukları isteyin. Bu size daha geniş bir alan ve rahatlık sağlayacaktır. Ya da kanat kısmından isteyebilirsiniz. Burası da daha az sarsıntılı bir yolculuk sağlayacaktır.
- Emniyet kemerinizi karnınızın altından uylukları çaprazlayarak bağlayın.
- Pıhtılaşmayı önlemek için her yarım saatte bir kalkıp yürüyün ya da “kemerinizi takın” uyarısı yanıyorsa ayak bileklerinizi öne- arkaya kuvvetli ve sık olarak oynatın.
- Bol miktarda sıvı alın. Uçaktaki düşük nem dehidratasyona da neden olacaktır.
- Her uçak şirketinin gebelerle ilgili kendi kuralları vardır. Uçak biletinizi almadan önce bu durumunuzu konuşun.
 


Geri Dön